İngilizce–Türkçe yanlış arkadaşlar (false friends)
Türkçedeki bir kelimeye benzeyen ama başka anlama gelen İngilizce kelimeler. Her birinin çevirisi, örneği ve seviyesi var.
Yanlış arkadaşlar (false friends), iki dilde yazılışı ya da söylenişi birbirine benzeyen ama anlamı farklı olan kelimelerdir. Çoğunun ortak kökeni Latince, Fransızca ya da İtalyancadır; sonra her dilde anlam ayrı yöne gitmiştir.
Tehlikeli olmalarının sebebi şüphe uyandırmamaları: bilmediğin kelimeye sözlükte bakarsın, ama tanıdık görüneni kontrol etmezsin. Böylece “magazine” magazin, “pasta” da yaş pasta sanılır; oysa biri dergi, öbürü makarnadır.
Aşağıda 30 kelime var: önce Türkçedeki benzeriyle asla aynı anlama gelmeyenler, sonra yalnızca bazen örtüşenler. Her birinde gerçek anlam, karıştırdığın Türkçe kelimenin İngilizcesi, örnek cümle ve A1–C2 arası seviye yer alıyor.
İngilizcede college çoğunlukla liseden sonra gidilen okuldur, yani üniversite ya da yüksekokul. Bizim «kolej» dediğimiz özel okul için private school de.
My sister goes to college in Boston. Kız kardeşim Boston'da üniversiteye gidiyor.
controlB1bazen aynı
Anlamı
yönetmek, hâkim olmak
Şununla karıştırma
kontrol (etmek) → to check
Control çoğunlukla «yönetmek, hâkim olmak» demektir; passport control gibi birkaç kalıpta «kontrol» anlamı da var. Bir şeye bakıp doğrulamak için check de.
He could not control his anger. Öfkesine hâkim olamadı.
etiquetteB2bazen aynı
Anlamı
görgü kuralları
Şununla karıştırma
etiket → label, tag
Etiquette görgü kurallarıdır; Türkçedeki «etiket»in de bu anlamı var. Ama ürünün üstündeki etiket için label ya da tag de.
Good table etiquette is important in many countries. Birçok ülkede iyi bir sofra görgüsü önemlidir.
Market çoğunlukla açık pazar ya da piyasa demektir; Amerika'da küçük bir yiyecek dükkânı için de söylenir. Bizim «market» dediğimiz yer için supermarket ya da grocery store de.
We buy fresh fruit at the market on Saturdays. Cumartesileri pazardan taze meyve alıyoruz.
parcelB1bazen aynı
Anlamı
paket, koli
Şununla karıştırma
parsel → plot of land
Parcel çoğunlukla postayla gönderilen «paket, koli» demektir. «Parsel» (arazi parçası) anlamı da vardır ama çok daha az kullanılır; arsa için plot of land demek daha doğaldır.
A parcel for you arrived this morning. Bu sabah sana bir koli geldi.
facultyB2bazen aynı
Anlamı
öğretim kadrosu, yetenek
Şununla karıştırma
fakülte → faculty (UK), school (US)
Faculty Amerika'da bir okulun öğretim kadrosu, ayrıca doğal bir yetenek demektir. Üniversitedeki «fakülte» anlamı yalnızca İngiltere'de var (Faculty of Law); Amerika'da bunun için school de.
The faculty meets every Monday. Öğretim kadrosu her pazartesi toplanır.
Chef restoranda yemek yapan aşçıdır. İş yerindeki «şef», yani amirin için boss ya da manager de.
The chef cooked fish for us. Aşçı bize balık pişirdi.
passageB1bazen aynı
Anlamı
geçit, koridor; metin parçası
Şununla karıştırma
pasaj → shopping arcade
Passage çoğunlukla dar bir «geçit, koridor» ya da metinden bir «parça» demektir; ikinci anlamı Türkçedeki «pasaj» ile aynıdır. Alışveriş pasajı için ise arcade ya da shopping arcade de.
A narrow passage led to the garden. Dar bir geçit bahçeye çıkıyordu.
campaignB1bazen aynı
Anlamı
kampanya, seferberlik
Şununla karıştırma
kampanya → sale, special offer
Campaign, bir amaç için yürütülen «kampanya, seçim ya da reklam çalışması» demektir. Mağazadaki «indirim kampanyası» anlamında kullanılmaz; onun için sale ya da special offer de.
The campaign to save the park lasted two years. Parkı kurtarma kampanyası iki yıl sürdü.
salonB1bazen aynı
Anlamı
kuaför, güzellik salonu
Şununla karıştırma
salon → living room, hall
İngilizcede salon saç ya da güzellik için gidilen yerdir. Evdeki «salon» için living room de.
I had my hair cut at the salon. Saçımı kuaförde kestirdim.
Kendini dene: doğru çeviri hangisi?
Bu sayfadan 10 kelime. Seçeneklerden biri tuzak: Türkçedeki benzer kelime.
Bu kelimeleri WordStudy'de çalış
Takıldığın kelimeleri ekle: uygulama onları kartlarda, testlerde ve yazım alıştırmalarında akılda kalana kadar tekrar ettirir.
İki dilde yazılışı ya da söylenişi benzeyen ama anlamı farklı olan kelimelerdir. Klasik örnek: İngilizce “magazine” dergi demektir; Türkçedeki “magazin” ise İngilizcede gossip ya da celebrity news diye söylenir.
İngilizce ile Türkçede neden bu kadar çok var?
Türkçe, özellikle Fransızcadan ve İtalyancadan çok sayıda kelime almış; İngilizce de kelime hazinesinin büyük kısmını Latinceden ve Fransızcadan devralmış. Yazılış benzer kalmış, anlamlar ise her dilde kendi yoluna gitmiş.
Bunları karıştırmayı nasıl bırakırım?
Kelimeyi tek kelimelik çeviriyle değil, örnek cümleyle öğren ve tanıdık görünenleri de kontrol et. Tuzak kelimeleri birkaç gün arayla tekrar etmek doğru anlamın yerleşmesine yardım eder.